Özellikle artık bebeklikten çıkmış 2-6 yaş arası çocuklarda
beslenme bilincinin kazandırılması oldukça önem taşıyor. Bu dönemde gelişen
damak tatları tüm yaşantılarını etkileyeceğinden anne-babaların yemek konusunda
dikkatli davranmaları ve çocukla inatlaşmamaları öneriliyor. Central
Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Şafak, “Çocukların beslenmesinde
öncelikli hedef; vücutlarının ihtiyacı olan vitamin, mineral, protein,
karbonhidrat ve yağ ihtiyacını karşılamak olmalıdır” diyor.
2-6 yaş, çocuklarda yeterli ve dengeli beslenme bilincinin
geliştiği bir dönemdir. Ancak, sosyal faaliyetler ve çok fazla hareketli
olmaları bu dönemi zorlaştırabilir. Bu yaş aralığındaki çocukların inatçı
tavırlar sergilemesi de diğer bir olumsuz durumdur. Burada dikkat edilmesi
gereken konu, çocuğun okul dönemine kadar olan zaman diliminde doğru beslenme
alışkanlıklarının oturtulmasıdır. Çünkü bu dönemde gelişen damak tatları ve
alışkanlıklar tüm yaşamlarında etkilidir. Sonradan bu alışkanlıkları geliştirmek
daha güçtür.
Çocuğunuzla savaş etmeyin!
Ebeveynler çocukla inatlaşıp durumu savaş haline
getirmemelidir. Çocuğa yemek konusunda seçim hakkı tanınmalı, kendi başına
yemesi için izin verilmelidir. Bu şekilde çocukta kendine güven ve bağımsızlık
duygusu gelişir. Anne-babaların en büyük hatası çocukların kendini
doyuramayacağı endişesi ile baskı yapmasıdır. Çocuk yemek yemeyi işkence değil,
zevkli bir aktivite olarak görmelidir.
Çocukların beslenmesinde öncelikli hedef vücutlarının
ihtiyacı olan vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiyacını
karşılamak olmalıdır. Bu durum çocuklar için yetişkinlerden daha önemlidir
çünkü büyüme ve gelişmeleri hala devam eder. Bundan dolayı çocukların
gereksinimleri karşılanmalıdır. Peki, nedir bunlar?
Süt ve süt ürünleri: Her gün 2-3 bardak süt veya süt ürünü
tüketmelidirler. İster aralarda isterlerse yemeklerinin yanında süt
içebilirler. Tüketilen süt günlük ve pastörize olmalıdır. Bu besin gurubu
özellikle kalsiyum ve protein bakımından önemlidir. Burada seçimler çocukların
tercihine bırakılmalıdır. Hiç süt içmeyen bir çocuk eğer yoğurt veya ayran
tüketiyorsa, süt tüketimi için zorlanmamalıdır. Bu guruptan hiçbir yiyeceği
yemiyor ise; çorbalara süt veya yoğurt katarak yedirilmeye çalışılabilir.
Et ve ürünleri: Çocukların gün içerisinde tüketmesi gereken
et miktarı ortalama 100 gr kadar olmalıdır. Bu durum çocuğun yaşına ve kilosuna
göre değişebilir. Tavuk, balık ve kırmızı et; dönüşümlü olarak çocuğa sevdiği
şekilde verilmelidir. Vitamin kaybı olmaması için etler kızartılmamalıdır. Bu
besinler doğru tüketildiğinde çocuğun demir ve protein ihtiyacını karşılar.
Balık sezonunda ise mümkünse balık yedirilmelidir. Balık, çocukların zihinsel
ve fiziksel gelişimleri için önem taşır. Balıkta bulunan selenyum ve fosfor,
iyot için gereklidir.
Sebze ve Meyveler: Çocukların genelde en az sevdiği ve
aslında onlar için en gerekli olan besin türü sebzelerdir. Hemen hemen bütün
vitaminler farklı sebze ve meyvelerde bulunur. Bu nedenle çocuğa sebze-meyve
yedirirken mümkün olduğunca çeşitlilik sağlanmalıdır. Sebzeler hem pişmiş hem
de salata olarak verilmelidir. Ara öğünler içinse en uygun besinler
meyvelerdir. Bu şekilde gereksiz şeker ve çikolata tüketiminin de önüne
geçilmiş olur. Çocuklar her sebze ve meyveyi yemek zorunda değildir. Tıpkı
yetişkinler gibi damak tatlarına en uygun olanı seçerler. Her besin gurubundan
2-3 çeşit yemeleri yeterlidir. Çocuğu zorlamak yemekten daha da uzaklaşmasına
neden olur. Burada önemli olan bir diğer nokta, mutlaka mevsimine uygun sebze
ve meyve tüketiminin sağlanmasıdır. Böylece çocuk aldığı sebze veya meyveden
maksimum vitamin sağlamış olur.
Ekmek Türevleri: Başta ekmek olmak üzere diğer karbonhidrat
kaynakları da bu besin gurubuna aittir. Sadece yetişkinler değil çocuklar da
beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekleri tüketmelidir. Tam tahıllı un, az
işlenmiş olduğundan besin öğeleri açısından daha zengindir. Pirinç yerine
bulgur tüketmek de iyi bir alternatiftir. Kilo almaya eğilimli çocuklarda bu
besinleri tamamen kaldırmak yerine daha küçük porsiyonlar şeklinde
verilmelidir. Kuru baklagiller olarak adlandırılan kuru fasulye, nohut,
mercimek haftada 2-3 kez çocuklara mutlaka verilmelidir. Kuru baklagiller
çorba, salata veya sulu yemek şeklinde hazırlanabilir. Çocukların
bağırsaklarının düzgün çalışması için lifli besinler oldukça önem taşır.
Sıvı ihtiyacı için sadece su yeter
Çocukların sıvı ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar sudan
karşılamaları sağlanmalıdır. Son dönemde soğuk buzlu çaylar çocukların en
favori içecekleridir. Ancak kafein ve şeker içerdiklerinden dikkat edilmelidir
çünkü kolay kilo almalarına yol açabilir. Enerji içeceklerini tüketmelerini
önleyerek de çocuğun fazla kilo alması önlenebilir. Tuz tüketiminde ise,
çocukların fazla tuza ihtiyaçları yoktur. Besinlerin bileşiminde tuz
olduğundan, yemeklere az tuz konması yeterlidir. Kullanılan tuzun da iyotlu
olmasına özen gösterilmelidir. Eğer çocuk çok tuzlu yemeye alışırsa, ileriki
yaşlarda yüksek tansiyon riski ile karşılaşabilir.
Öğünlerin arasında 4 saat olmalı
Besinlerin hangi sıklıkta yedirildiği de çocuğun iştahı ve
alışkanlıkları açısından önemlidir. Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği olmak
üzere 3 ana öğün, aralarında en az 4 saat olacak şekilde planlanmalıdır. Öğle
ve akşam yemeği arasında birde ikindi öğünü oluşturulabilir. Bunun dışında
aralarda ellerine su dışında hiçbir içecek ve yiyecek verilmemelidir. Hesaba
katılmayan küçük bisküvi ve krakerler, bir sonraki öğün için iştah kapatıcı
olabilir ve asıl alması gereken besinlerin yerine geçebilir. Çocuk, sabah veya
öğle yemeğinde az yemiş olsa bile mutlaka 4 saat beklenmeli, sonra yemek
verilmelidir.

0 Yorumlar